Soru

Kasım 13 , 2009

Bu gazete haberlerine okuyucuların internetten yorum yapabilmeleri özelliği hiç iyi olmadı. Akla zarar abuk sabuk sorular sorarak Aziz Nesin’i kendimize güldürüyoruz. Çünkü cevaptan çok sorudur aklın terazisi (tey tey tey). Misal:

- Bugün,Radikal, H1N1 aşısı konusu: ”Neden hacı adayları aşılanıyor? Onların ne fazlası var?” Soru sorulurken soran şahsın ağzını nasıl burarak hacı dediği gözünüzde canlandı mı? Aferin. Asıl demek istediği şu: Bu hükümet dincidir, ondan hacca giden kendi yandaşlarını aşılıyorlar. Evet bravo, nasıl süper bi mantık. İstiyorlar ki, CHP seçmeni hastalıktan kırılsın, zaten onun için 50 yaş yukarısı risk grubunda değil. Sonuçta kendi oylarını arttıracaklar (!= ironiden anlamaz insanlar için ünlem). Oysa yanıt çok basit. Hacılar milyonlarca insanla ağız ağıza burun buruna temasta olacaklar, hani var ya tavaf, say felan. Sonra kaptıkları envai çeşit sen de Malezyalı ben diyeyim Arap H1N1leri alıp gelecekler, havaalanında ilk iş ailelerine sarılacaklar, eş dost onları ziyarete gelecek, el öpecekler, ohhh virüs bi güzel hoplaya zıplaya gezecek. Yani hacı adaylarının aşılanması kamu sağlığını korumak adına bir önlemdir. Bu hastalık böyle mıymıy olmayıp biraz daha dişli olsa hacı sayısı kısıtlanabilirdi veya Suudiler bu seneki haccı iptaledebilirlerdi. Can tatlı sonuçta.

-Dün, bilimum gazeteler: ”El Beşir’in tutuklanmama nedeni müslüman olması, başbakanın müslümanın soykırım yapacağına inanmaması.” Başbakanın ”ben soykırım görmedim” sözlerini esefle kınıyorum. Kapı gibi BM raporlarını herkes göreceğini gördü, en başta George Clooney gördü, ben ona inanırım. Ki zaten soykırım siz görün diye aleni yapılan bişey değil. Burası yeni fabrikamız, şu folklör ekibimiz, bu da soykırdığımız Afrikalılar demez hiç kimse. Ama ama ama kimse de yukarıdaki sözlere inanacak kadar saf olmasın. Siyaset bilimciler olarak huyumuz kurusun hemen çıkarların peşine düşeriz, öyle ”bu dosttur, şu düşman” laflarına dudak bükeriz. Sudan accayip petrol yataklarının üzerinde oturuyor ve de gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye’nin petrole ihtiyacı var. Bilin bakalım başka hangi ülkenin El Beşir’le süper ilişkileri var ve de soykırımı reddediyor: Çin. 1 milyar Çinli yeni araba alma sevdasına düştü, her gün fabrikalar kuruluyor, Çin petrole susamış, soykırım mı dinler Allah aşkına?

Entry Filed under: Uncategorized. .

Leave a Comment

hidden

Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Anketler

HSG'yi anlat diyenler, bakınız SIR başlıklı yazı.

Yeni komşu konusunda çoğunluk öyle ya da böyle tanışmak lazım diyor, mümkünse börekle

Yüzde 42'niz zannedersem çalışan anne olmaktan muzdarip olup yurtdışındaki gibi esnek çalışma saatleri olsun istemiş. Yüzde 38 halk kütüphanelerine imrenmiş. Yüzde 4 kitap, oyun, yemek kulüpleri burada da olsa demişler, ee kurun kendi aranızda, laf! Yüzde 17 başka şeylere özlem duymuş: netflix gibi, özgüven ve saygı gibi -ki onları bireysel olarak tesis mümkün değil. Bir de bir kişi hiçbişey istemem, memleketim, memleketim demiş. Ne güzel mutlu bi insan kendisi.

Yeni Yoklama:


Kim ne demiş?

tomurcuk on Manzara
Sevgi on Manzara
Mine on Manzara
Sevgi on Kırmızı ve Gri
tomurcuk on İstanbul

Peynir ekmek gibi gidenler

Ara

Blogroll

Enteresan

Müptelasıyım

Eskiler

Kategoriler

how to add a hit counter to a website

Blog Stats

Sakız ağacı tomurcuğu

Bahar