Bir-lik
Kasım 6 , 2009
Siz hatırlamazsınız, küçüksünüz. Bu ülke koalisyon hükümetleriyle yönetildi bi dönem. Bööyle sağcısı, solcusu, futbolcusu bir araya geldi hükmetti bize. O zamanlar mecliste de koalisyon alternatifleri gırla. Elini sallasan bi partiye çarpıyosun. Mitoz bölünüyorlardı. Hatta bi amca vardı tek tek bütün partileri dolaşmıştı. Tansu vardı. Ekonomist ve kadınların yüz karası, servis şoförümüzün gözdesi, Mesut vardı turizm bakanlığı sevilen, başbakanlığından nefret edilen… Soğuk ve karanlık günlerdi. Birinci sayfalarda onlarca tabut ve gözyaşı. İlk iki aydan sonra karar alamaz hale gelip dağılan koalisyonlar. Şöyle söyleyeyim ortak proje yürüttüğümüz, 23 yaşlarında bi mastera öğrencisi 89-99 yılları arasında gazete taradıktan sonra bunalıma girdi. Ciddi ciddi detoksa ihtiyaç duydu. O kararsızlığın, basiretsizliğin, iş yapamamanın beni sinir ettiğini çok net hatırlıyorum. AKP hükümeti kurulunca, siyasi duruşlarına katılmasam da, ohh dedim, en azından karar alınacak, politika üretilecek, uygulanacak. İhtimal politikaların tamamını onaylamayacağız, ama şikayet edeceğimiz somut çözüm önerileri olacak masada. Pislikte debelenip durmayacağız artık.
Ve… Geldiğimiz noktaya bakın. Bir tek parti hükümeti, hem de Cumhuriyet tarihinin en sağlam çoğunluklarından biri arkasındayken kamu sağlığı ve güvenliği konusunda ortak bir karar ulaşıp planlı bir uygulama yapamıyor. Sanırsın koalisyon hükümeti mübarek. Sanki başbakan bir partiden, sağlık bakanı başka bir partiden… Çekişiyorlar. Tabii ki muhalefet adam değil. Tuttular inadına öpüşücez diye demeç verdiler, onları geçelim, onlar ayrı tür bi virüs. Ama bu tek parti hükümetine ne diyelim? Bu pandeminin geleceği Mart-Nisan aylarından beri belli. Sağlık Bakanlığı bi çalışma yapmış Dünya Sağlık Örgütü’yle. Eeee. O çalışmayı Bakanlar Kurulu’na sunmaları, bakanları bilgilendirmeleri ve ortak bir strateji belirlemeleri gerekmez mi? Başbakan isterse aşı olmazmış, risk grubunda değilmiş. Peh güldürmeyin beni. O zaman neden açılışlarda boy gösteriyor, ilk hızlı treni, metrobüsü kullanıyor, desteklenmesi gereken bir ilkte neden ilk omzu kendisi veriyor? H1N1 aşısı bir ürün, bir marka olarak (!) en büyük darbeyi yedi. Başlar ön ayak olmazsa ayaklar ne yapsın? Hem çocuklarınızı aşılatın deyip hem ben bu aşıya güvenmiyorum mesajı vermek nasıl bir stratejidir yahu? Bir de üstüne bu aşının siyasi bedeli bize ödetilemez diyor Erdoğan. Demek bir bedeli, hem de ağır bir bedeli olacağını düşünüyor. Belki radyasyonlu çay içenlerin durumuna düşmekten korkuyor. Ama bu taşın altına bu tek parti hükümeti de elini koyamazsa, basiretsizce bütünlüklü bir strateji üretemezse kim yapacak bu işi?
Ama derseniz ki, AKP kendisi bir koalisyondur, bilemem, o ayrı bi tartışma konusu.
Entry Filed under: Uncategorized. .
2 Comments Add your own
Leave a Comment
Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed

1.
escet | Kasım 6 , 2009 at 7:53 am
Dun saglik bakanliginin sayfalarini taradim, baska yerlere de baktim ama bulamadim. Turkiye’deki H1N1 asisinin markasi/uretici firmasi belli mi?
Ayrica okudugum bir ingilizce kaynak konuyu guzel ozetlemis: H1N1 asisi normal grip asisi ile ayni mantik/islem kullanilarak uretilmis. Icinde normal grip virusu yerine cikmasi beklenen H1N1 virusu var. Hepsi bu, gerisi tamamen ayni. Yalniz adamlar bu sekilde yapilinca ise yarayacak mi, onu *denememisler*. Grip asisi ne kadar ise yariyorsa bu da o kadar ise yarayabilir, veya yaramayabilir, veya baska birsey cikabilir. Ama diger asiyi da bu sekilde uretmistik, bir sorun cikmadi, herhalde bunda da cikmaz. Ana fikir bu. Gerisi hava civa diyecegim ama civa konusu onemli ;)
2.
tomurcuk | Kasım 6 , 2009 at 8:18 am
Escetciğim canım keşke herkes senin gibi bilimsel verilerin bulunduğu siteleri araştırsa. Bunu herhalde bulmuşsundur: http://www.grip.saglik.gov.tr/anasayfa.html
Tam bakmadım senin sorduğuna ama bildiğim kadarıyla dünyada 4 uluslararası firma bu aşıyı üretiyor. Biz ikisinden alıyoruz, biri Novartis, diğerini hatırlayamadım. Bu firmalar gelişmekte olan ülke olduğumuz için GSMH’ye oranlı biraz da ucuza veriyorlar aşıyı bize. Yani kazık mazık yemiyoruz. Erken davranıldığı için aşı bulabildik bir de. Birçok ülke kuyrukta, DSÖ fakir ülkeler için aşı topluyor, stokluyor.
Okuduğun makaledeki mantık çok doğru. Ayrıca virüs de ölü zaten ve kasa enjekte ediliyor. Yok ki ve Açalya’nın sayfalarında okudum, burun spreyi şeklinde olanda canlı virüs varmış ve hamilelere, kronik hastalığı olanlara önermiyorlar. Aşı şeklinde olan vurulacakmış. Ama zaten Türkiye’dekilerin hepsi iğne şeklinde diye biliyorum.